YARI KALICI MAKYAJ (SEMI-PERMANENT MAKE-UP) & MİKROPİGMENTASYON NEDİR?
– Mikropigmentasyon işlemi; halk arasında kalıcı makyaj olarak bilinir ancak “semi permanent” yani yarı kalıcıdır. Özel olarak üretilmiş kalıcı makyaj cihazları ile mikro ve steril olan tek kullanımlık bir iğne uygulanır. Doğal ve mineral renklerden oluşan, su bazlı ya da gliserin bazlı, özellikle cilt için tasarlanmış, kokusuz ve alerjik olmayan mikro pigment boyaların cilt yüzeyinin hemen altına (epidermise) işlenmesidir.
KİMLER TERCİH EDER?
– Kozmetik ürünlere alerjisi olanlar, kaşlarında seyrelme ve asimetri olanlar, çeşitli nedenlerle kaş, kirpik ve saç kaybı yaşayanlar, makyaj yaparak zaman kaybetmek istemeyenler, daima bakımlı görünmek isteyenler tercih edebilirler.
KALICILIK SÜRESİ NEDİR?
– Yapılan bu işlem dövmenin aksine ömür boyu ciltte kalmaz. Mürekkep bazlı değildir, daha doğaldır dolayısıyla hücrelerin fizyolojik fonksiyonu ile zamanla yok olurlar. Cilt yapılarındaki değişiklik nedeniyle kalıcılık süresi kişiden kişiye değişiklik gösterebilir, 2 ila 5 yıl sonra renk kaybolacaktır. Kalıcı makyajın başarısı, uzmanın becerisi ve tecrübesi ile doğru orantılı olsa da kullandığı boya ve cihazın kalitesi de aynı oranda önem arzeder.
Kişinin skatrizasyon yani cildin kendini yenileme hızına bağlı olarak kişiden kişiye değişse de ortalama olarak koyu renkler 2 veya 3 yıl, açık renkler ise 1 veya 2 yıl kalıcılığını koruyacaktır.
Gerek duyulursa 6 ayda bir seans uygulanabilir
UYGULAMA SÜRESİ NE KADARDIR? İŞLEM ANINDA YA DA SONRASINDA AĞRI HİSSEDİLİR Mİ?
– Uygulama yapılacak bölge önce silinebilen bir makyaj malzemesi ile modellenir. Burada amaç kişiye yakışacak doğru tasarımı uygulamalı olarak görmektir ve bu aşama ortalama 30 dakikadır. Daha sonra işlem yapılacak bölgenin uyuşması için anestezik bir krem sürülerek yaklaşık 20 dakika bekledikten sonra işleme başlanır. Bundan sonraki aşama ise yaklaşık olarak bir-iki saat sürebilir. Anestezik krem bölgeyi uyuşturduğu için ağrı duyulmaz sonrasında hissedilen hassasiyet ise birkaç gün içinde geçer.
RİSKLERİ NELERDİR?
– Kalıcı makyaj eğitimli ve diplomalı uzmanlar tarafından gerekli tüm hijyen önlemleri alınarak sağlıklı bireylere yapılırsa herhangi bir risk teşkil etmez. Tek kullanımlık iğneler, tutulan kalemin dezenfeksiyonu, tek kullanımlık eldiven, uygulanacak bölgenin temizlenmesi, çalışma yapılan ortamın temiz olması vs gibi önlemler bulaşıcı hastalık riskini ortadan kaldırır.
HANGİ DURUMLARDA UYGULAMA YAPILMAZ?
– Sağlıksız deriye ve henüz iyileşmemiş yara üzerine işlem yapılmaz. Hamilelik döneminde hormonal değişim nedeniyle uygulama önerilmemekle birlikte doktor onayı alındıktan sonra işlem yapılabilir. Kılcal damar çatlağı üzerine uygulama yapılmaz çünkü pigment içerde dağılma yapabilir. Travmalara karşı olumsuz tepki verdikleri için epilepsi ve dermatografi hastalarına yapılmaz. Alkol ve kan sulandırıcı kullanımı bir gün önceden kesilmelidir. Diyabet hastalarında yara iyileşmesi uzun süreceğinden işlem öncesi doktoruna danışmalıdır. Roaccutan ve benzeri ilaç kullanılıyorsa doktora danışılmalı ya da tedavi bittikten ve cilt normale döndükten sonra yapılmalıdır. Hemofili hastalarında kanama durmayabilir bu nedenle derin uygulana yapılmaz ancak yüzeysel uygulama yapılabilir.
KULLANILAN BOYA İÇERİĞİ NEDİR?
– Kalıcı makyajda kullanılan boyaları dövme boyalarından ayıran özelliği ağır metaller içermemesidir. Kalıcı makyaj için özel olarak üretilmiş boyalar; doğal mineralli, su bazlı (organik) ve yağ bazlı (inorganik) olmak üzere iki çeşittir ve içinde ayrıca çözücü madde bileşenleri bulunur (boyanın deri altına işleyebilmesi için gerekli olan temel bileşenler alkol, su vs).
UYGULAMADAN SONRA UYULMASI GEREKEN KURALLAR
– Uygulama yaptıran kişi en az 2 gün o bölgeyi su, hamam, sauna ve spor faaliyetlerinden korumalıdır. Çünkü bu faaliyetler mikrop kapmaya ve aşırı terleme nedeniyle boyanın deriden kusmasına neden olabilir. İlk 2 gün sadece temiz suyla nemlendirilmiş pamuk ile silinir. Eğer gerginlik ve pullanma olursa saf vazelin veya uzmanın tavsiye ettiği bakım kremi az miktarda sürülür, üst derinin kuruyup pullanmasını önlemek için az miktarda kullanılmalıdır, fazlası bölgeyi yağlandırır, pigmentin deri altında yerleşmesini önler. Asla oluşan kabuklar elle çıkartılmamalı ve uzun süreli güneşe maruz kalınmamalıdır. Aksi taktirde uygulama başarısız olabilir.
NEDEN İYİ EĞİTİMLİ VE DENEYİMLİ UZMANLARI TERCİH ETMELİYİZ?
– Adı üstünde kalıcı bir uygulama olacağından tasarım ve uygulama konusunda uzman ve ehil bir estetisyene yaptırılmalıdır. Çünkü hatalı uygulamaların ciltten silinmesi son derece sıkıntılı, pahalı ve zaman alan bir uygulamadır. Ayrıca bilinçsizce derin çalışıp kıl köklerinin olduğu dermis tabakasına ulaşılırsa kanama çok olur, pigment uzun yıllar kalır ve kaş kaybı ya da deride skar oluşur. Bu nedenle pigment sadece epidermise yerleştirilmelidir. Bu yüzden ömür boyu kalıcı olan dövme tekniği yüz bölgesi için sakıncalıdır. Muhakkak tasarım ve renk konusunda ön çalışma yapılıp mutabık kalındıktan sonra uygulama yapılmalıdır. Cildin alt rengi kişiden kişiye değişiklik gösterdiği için küçük bir deneme yapılarak boyanın tonu daha net anlaşılacaktır.
İŞLEMDEN SONRA OLABİLECEK REAKSİYONLAR NELERDİR?
– Uygulama yapıldıktan bir hafta sonra pigment, üzerini kaplayan deri nedeniyle %30 oranında soluk görünebilir . Özellikle yağlı ve ödemli ciltlerde kıl çizimlerinin daha az belli olacağı göz önünde bulundurulmalıdır.
Hiçbir zaman ilk günkü canlı görüntü kalıcı olmaz, bir hafta sonra bir miktar flulaşır çünkü pigment aynıdır ancak üzerini deri kaplar. Özellikle ödemli ve doğal direnç mekanizması yüksek ciltlerde boyanın tutması zor olabilir.
Nadiren bazı ciltlerde oluşabilecek kızarıklık birkaç gün sonra geçecektir. Bu gibi nedenlerle bazı ciltler 2, bazı ciltler ise 3 seansta boyayı tam olarak kabul eder.
İşlemin yapıldığı gün pigment biraz daha koyu ve canlı görünür, bir hafta sonra derideki gözenekler kapanacağından alttan yansıyan mat bir görünüm oluşur. Genellikle ilk hafta az gibi görünen renk 3 hafta sonra biraz daha belirgin olur.
Menapozlu bayanlarda ise rengin bir ton koyu tutma ihtimali vardır ona göre önlem alınmalıdır. Açıktan koyuya geçmek kolaydır ancak koyudan açığa geçmek için silme işlemi gerekeceğinden ilk seans bir ton açık renk tercih edilmelidir.
İYİ BİR SONUÇ İÇİN KAÇ SEANS UYGULAMA GEREKİR VE SEANS ARALIKLARI KAÇ HAFTA OLMALIDIR?
– İyi bir sonuç için gözlem yapmaya da ihtiyaç vardır çünkü her cildin kendi hikayesi vardır ve son sözü cilt söyler; kimi cilt tek seansta doyar, kimi cilt ise defalarca ilgi ister ancak ortalama 2 seans yeterli gelir.
Seans aralığı olarak cildin doğal yenilenme süresini tamamlaması ve pigmentin netleşmesi açısından en erken süre 2- 3 haftadır.
KİŞİYE ÖZEL TASARIM NEDEN GEREKLİDİR?
– Bazı kişilerin kaş ve kıl yapısı kalıcı makyaj için çok uygun bir yapıya sahip olduğu için, bu kişilerde profesyonel bir kaş sanatçısı mükemmele yakın doğal görünümlü kaşlar yaratabilir. Ancak her uygulama aynı formda olamaz. Çünkü her kaşın doğal formu aynı değildir, yani birinde çok hoş duran bir kaş, başka birinde çok garip durabilir. Alın genişliği veya darlığı, yüzün yuvarlak veya uzun oluşu, gözlerin birbirine yakın veya uzak duruşu vs gibi farklılıklardan dolayı model ve renk tasarımları muhakkak kişiye özel altın oran teknikleri ile yapılmalıdır. Ayrıca ilk kez uygulama yapılacak olan ve kaşları hafif seyrek olan kişi, uzmandan açık renk ve flu bir çalışma isterse bu çalışmadaki çizimler büyük olasılıkla kendi kaş kılından ayırt edilemeyecek kadar doğal görünecektir. Ancak daha iddialı ve belirgin kaş sevenler ile doğal kaşı yok denecek kadar az olanlarda yapılan çalışma daha belirgin olacağı için makyaj olduğu anlaşılır olacaktır. Göz ve dudak makyajında da tabii görünüm isteyenler ile iddialı görünüm isteyenler için doğru tasarım ve pigment seçiminde uzman tavsiyesi önemlidir.
MİCROBLADİNG İLE DİJİTAL MAKİNELERİN ARASINDAKİ FARK NEDİR?
– Microblading (ince bıçak) manuel bir yöntemdir. Herhangi bir elektirik ya da pil yardımı olmaksızın kullanılan bu kalemlerin ucuna sıralı dizilmiş ince iğneler yardımı ile deride kesi meydana getirilerek pigmentin deri altına yerleştirilmesi yöntemidir. Deriye tahribat verme olasılığı yüksek olduğundan son derece titiz ve dikkatli çalışma gerektirir. Titreşimsiz olduğundan ince çizimler elde etmek mümkündür. Dijital elektronik makineler ve nano teknoloji ile üretilmiş mikro iğneler ise cilt yüzeyinde ileri-geri seri hareketler yaparak mikro gözenekler açar ve böylece pigmenti deri altına yerleştirir. El becerisi yardımı ile son derece doğal ve ince kıl efekti vermek mümkün olur. Microblading işlemin kalıcılığı ortalama 6 ay ise, dijital makine ile yapılan mikropigmentasyonun kalıcılığı ortalama 1 yıldır.
ZAMANLA RENK DEĞİŞİMİ OLUR MU?
– Özellikle kaş pigmentleri sarı kırmızı mavi yeşil gibi renklerin karışımından elde edilir. Eğer kişinin cilt alt tonu sıcak ise kızılımsı, soğuk ise grimsi, nötr ise pigment olduğu gibi görünür.
Renk değişimini önlemek için soğuk ciltlere sıcak pigment yoğunlukta, sıcak ciltlere de soğuk pigment yoğunlukta uygulanarak çözüm üretilir
HATALI YA DA İSTENMEYEN PİGMENTLER HANGİ YÖNTEMLERLE SİLİNEBİLİR?
-Silme işlemlerinde 3 metod vardır
1-Lazer uygulamaları ( Q-Switch KTP –
Q-Switch Nd-YAG – Picosure- Picolazer gibi )
2-Laktik asit içeren solüsyonlar
3-Asit içermeyen solüsyonlar
•İlk iki yöntem de deride kalıcı hasar bırakmamak adına son derece dikkatli ve eğitimli uzmanlar tarafından yapılmalıdır. Silme işlemi birkaç seans sürebilir.
•İyileşme süresi lazerle uygulama yapıldı ise bir hafta sürer, ikinci seans minimum bir ay sonra tekrarlanır. Benim tavsiyem özellikle 30 yaş üstü için iki ay beklemek çünkü lazer ile büyük moleküler yapıya sahip pigmentler mikro parçalara ayrılır ve cildin yenilenme hızına bağlı olarak 4-6 hafta içinde zamanla ciltten atılır.
•Laktik asitle silmede ise iyileşme süresi iki aydır.
•Asit içermeyen solisyonların iyileşme süresi bir haftadır deride hasar bırakmaz, eski pigmentin derinliğine bağlı olarak seans sayısı değişir, seans aralığı minimum bir aydır.
•Eski pigmentin moleküler yapısı ve ne kadar derine yerleşmiş olmasına bağlı olarak değişen seans sayıları söz konusudur ancak her seans bir miktar silinme garanti edilebilir.
•Önemli olan cilde hasar vermeden silinmesidir. Bir an önce silinsin diye acele etmeyiniz, derin yanık ve skar oluşmasına sebep olmayınız, cildin tolere edebileceği ayarda özenli çalışan bir uzmana başvurunuz
•Seans aralıkları 1 – 2 ay olmalıdır
•Gerekirse lazer ile silme ve solüsyon ile kusturma kombine edilebilir çünkü bazı pigmentlerin moleküler yapısı büyük olduğundan ciltten atılamaz bu durumda micro parçalara ayıran lazer kullanılmalı ancak lazerin göremediği pigmentler de solüsyon ile kusturulabilir
•İşlem yapılan bölge bir hafta boyunca güneşten korunmalıdır
•İşlem günü ve sonrasında üç gün duş alınmaz, onarıcı ve güneş koruyucu ürünler kullanılmalıdır
•Oluşan şişlik bir iki günde soğuk kompres yardımı ile geçer, kızarıklık ise bir iki hafta içinde geçer.
•Bakım olarak antiviral bir krem ve yüksek koruma faktörlü güneş koruyucu kullanılmalıdır.
